VAN (İHA) – Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Kurhan, "Kanser yalnızca bedeni etkileyen bir hastalık değildir; hastanın ailesini, geleceğini ve korkularını da içine alan bütüncül bir süreçtir.
Bu süreç ancak disiplinlerarası ortak bir akılla yönetilebilir" ifadelerini kullandı.
Van YYÜ’nün ev sahipliğinde 31 Ekim–1 Kasım tarihleri arasında 1. Bütüncül İnterdisipliner Sağlık Araştırmaları Kongresi gerçekleştirildi. "Psikoonkoloji" ana temasıyla tamamlanan kongrede, alanlarında önemli çalışmalara imza atan hocaların katkısıyla düzenlenen panellerde sağlık hizmetlerinde disiplinlerarası yaklaşımın önemi, farklı bakış açılarıyla bir kez daha değerlendirildi.
Bilimsel paylaşımların yanı sıra çeşitli disiplinlerden hocaları bir araya getirmesi bakımından da son derece önemli bir kongre düzenlendi.
Kongre başkanlığını üstlenen Doç. Dr. Faruk Kurhan, organizasyonu hazırlarken "Neden disiplinlerarası bir kongre düzenliyoruz?
Neden psikoonkoloji temasını tercih ettik? Bu buluşmayı Van’da gerçekleştirmek bizim için neden önemli?" şeklindeki üç temel soru üzerinde durduklarını söyledi. Tıp bilimleri geliştikçe ve branşlaşma arttıkça uzmanlık alanlarının giderek daha fazla derinleştiğini belirten Kurhan, "Hastalıkları daha iyi tanıyor, uygun zamanda ve doğru yerde müdahale etme ihtimalimizi artırıyoruz.
Elbette bu, hepimizin arzu ettiği bir gelişme. Fakat kendi uzmanlık alanımıza yoğunlaşırken kimi zaman hastayı bütüncül biçimde değerlendirmekte güçlük çekebiliyoruz. Hastanın bedensel, ruhsal ve sosyal gereksinimlerini birlikte anlayabilmek için birbirimizin bilgi ve deneyimine ihtiyaç duyuyoruz.
Bizim yaptığımız işin merkezinde insan bulunuyor. Hasta; ağrısını, kaygılarını, aile ilişkilerini, sorumluluklarını ve geleceğe yönelik beklentilerini aynı yaşamın içinde taşıyor. Bizim farklı başlıklar altında ele aldığımız konular, onun hayatında birbirinden ayrılmadan iç içe bulunuyor.
Disiplinlerarası yaklaşımı bu nedenle önemsiyoruz. Birbirimizin değerlendirmelerini dinlemek, gerektiğinde birlikte düşünmek ve hastanın ihtiyaçları doğrultusunda ortak bir yaklaşım oluşturmak hepimiz için çok değerli. Bu kongreyi düzenlerken bizi buluşturan düşünce de buydu" dedi.
"Psikoonkoloji, kanser hastasının bütün ihtiyaçlarını anlama gayretidir"
"Peki, neden psikoonkoloji?" sorusuna yanıt veren Doç. Dr. Faruk Kurhan, "Çünkü kanser, hastalığın bedensel, ruhsal ve sosyal boyutlarını aynı anda görebildiğimiz bir alan.
Kanser tanısı alan kişi, tedavisinin nasıl ilerleyeceğini düşünürken ailesini, çocuklarını, işini ve geleceğini de düşünüyor. Belirsizlik yaşıyor ve bedenindeki değişimlerle baş etmeye çalışıyor. Bazen dile getirmekte zorlandığı korkuları da olabiliyor.
Psikoonkoloji, bu ihtiyaçları anlama ve karşılama çabası sonucunda gelişmiş bir alan" diye konuştu.
Tarihsel sürece de değinen Kurhan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "1950 ve 1960’lı yıllarda kanserin psikolojik etkilerine ilişkin çalışmalar artıyor. 1970’lerde Jimmie Holland’ın öncülüğünde alan kurumsallaşmaya başlıyor. Türkiye’de de özellikle 1990’lardan sonra bu alandaki çalışmalar gelişiyor.
Bu dönemde Prof. Dr. Sedat Özkan’ın öncü katkılarını ve İstanbul Üniversitesindeki psikososyal onkoloji yapılanmasını anmak gerekiyor.
2011 yılında Dünya Psikoonkoloji Kongresi’ne İstanbul’un ev sahipliği yapması da ülkemiz açısından önemli bir adım oluyor. Tüm bu gelişmelerin temelinde aynı anlayış yatıyor: Hastalığı tedavi ederken insanın bu hastalığı nasıl yaşadığını da anlamak. Bir psikiyatrist olarak bunu çok önemsiyorum.
Aynı tanıyı alan iki kişinin kaygıları, beklentileri ve ihtiyaçları birbirinden oldukça farklı olabilir. Bazen görüşmenin sonunda ‘Sormak istediğiniz başka bir şey var mı?’ diye sormak bile hastanın asıl kaygısını fark etmemizi sağlayabiliyor. Ayrıca hasta yakınları da bu sürecin bir parçası.
Onların da soruları, üstlendikleri sorumluluklar ve desteğe ihtiyaç duydukları zamanlar bulunuyor. Biz psikoonkoloji temasını belirlerken tüm bu ihtiyaçları farklı disiplinlerin katkısıyla birlikte değerlendirmek istedik."
"Hedefimiz hastanın ihtiyaçlarını bütünsel biçimde görebilmektir"
Kongre programının kapsamına dikkat çeken Kurhan, "Programımızda kanserin biyolojisinden cerrahiye, ağız ve diş sağlığından ruh sağlığına, hemşirelikten iletişim ve hasta haklarına kadar uzanan başlıklar yer alıyor. Bunların her biri hastanın yaşamının farklı bir yönüne dokunuyor. Amacımız, bu bilgi ve deneyimleri bir araya getirerek hastanın ihtiyaçlarını daha bütüncül şekilde görebilmek ve birlikte neler yapabileceğimizi konuşmak" ifadelerini kullandı.
Van’da ilk kez gerçekleştirilen kongrenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Doç. Dr. Faruk Kurhan, "Van’da yaşayan ve görev yapan bir hekim olarak burada böyle bir buluşmaya katkı sağlamaktan mutluluk duyuyorum.
Üniversitemizde, sağlık kurumlarımızda ve farklı meslek gruplarında önemli bir emek ve birikim bulunuyor. Bu birikimin, farklı şehirlerden gelen hocalarımızın deneyimleriyle bir araya gelmesi bizim için değerli bir fırsat. Öğrencilerimizin de bu ortamda bulunmasını, farklı alanlardan hocalarımızı dinlemesini ve sorularını paylaşabilmesini özellikle önemsiyorum.
Kongremize destek veren rektörlüğümüze, üniversitemizin ilgili birimlerine ve katkı sunan kurumlarımıza ayrıca teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
İki gün süren kongrede katılımcılar, kendi alanlarına ilişkin önemli bilgiler aktardı.




